Üç Damla Kan Sadık Hidayet

“İki ay önce bir deliyi bahçenin altındaki hücreye atmışlardı. Kırık bilye ile karnını deşti. Bağırsaklarını dışarı çıkarmış onlarla oynuyordu! Dışarıdayken kasaplık yaptığını, karın deşme adeti olduğunu söylüyorlardı. Ama tırnağıyla gözünü çıkaran ötekinin ellerini arkasından bağlamışlardı. Feryat ediyordu. Akan kanlar gözünde kurumuştu. Biliyorum, bütün bunlar müdür muavininin başının altından çıkıyor.” / Üç Damla Kan (s. 10)

“Mesela, kadınlar kısmında kalan Suğra Sultan’ı iki üç kez kaçmak isterken yakaladılar. İhtiyar kadındır ama yüzüne duvar kireci sürüyor. Sardunya çiçeği de onun allığı. Kendini on dört yaşında genç kız sanıyor. Tedavi olup da aynaya bakacak olsa kalpten gider. Hepsinden kötüsü, bizim Taki dünyanın altını üstüne getirmek istiyor ve kadının insanların mutsuz olmalarına neden olduğunu, dünyayı ıslah etmek için ne kadar kadın varsa öldürülmesi gerektiğini düşünüyor.” / Üç Damla Kan (s. 11)

“Evet, bugün ikindi üzeri Siyavuş’tan okul defterini almaya geldim. Eğlenmek için bir süre çam ağacına atış yaptık. Fakat o üç damla kan kedinin değil, kumrunun kanıdır. Bildiğiniz gibi kumru yetim malından üç buğday yemiş. Her gece boğazından üç damla kan damlayana kadar inler. Ya da bir kedi komşunun kanaryasını kapmış ve onu vurmuşlar. Yaralı kedi de buradan geçmiş. Şimdi bekleyin de size bestemi okuyayım.” / Üç Damla Kan (s. 16)

“Nihayet tövbeler olsun yarabbim, Hatice’nin yüreğini yakmak için, bir gün hamama gittiği sırada, evde kimse yokken çocuğun beşiğine gittim. Başörtümdeki firketeyi çıkardım, yüzümü çevirip, iğneyi sonuna kadar çocuğun bıngıldağına sapladım. Sonra alelacele odadan dışarı fırladım.” / Af Talebi (s. 50)

“Sen benim için başka birinin mazharıydın. Biliyor musun, kendi varlığımızın dışında başka bir gerçek yoktur. Bu konu aşkta daha iyi anlaşılıyor.Çünkü herkes kendi tasavvur gücü ölçüsünde bir başkasını sever. Bu kendi tasavvur gücünden kaynaklanır. Haz duyar bundan ama gözünün önündeki kadından değil. Onu sevdiğini sanır. O kadın kendi gizli tasavvurumuzdur; gerçekten çok farklı bir mevhumdur.” / Maskeler (s. 67)

 

aylakkarga-sadıkhidayet

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s